Antalya Repertuvar: #1056 Repertuar Dışı 0 Kayıt

Al Yazması Daldadır Dalda Kıvrak Zeybek

Kaynak kişi
Derleyen
Notaya alan

Müzikal Özellikler

Makam
Hüseyni
Usul
9/8+10/8+8/8
Karar Sesi
La
Bitiş Sesi
La
Türü / Konu
Zeybek

Ses Kayıtları ve İcralar

Bu türkü için henüz ses kaydı eklenmemiş.

Türkü Sözleri

Sözü Yoktur. AÇIKLAMA: 1) Ezgi, Repertükül Sitesi'nde; "şekillendirerek ve uyarlayarak aktaran" bağlamında (tarafımca, bölgenin bir ferdi ve sanatçısı sıfatı ile kaynaklık etmek durumunda kalınıp) "KIVRAK ZEYBEK" adı ile yayımlanan eserin (referans alındığı) "asıl şekli" olma özelliğini içerir. https://www.repertukul.com/KIVRAK-ZEYBEK-1015 2) Derlemenin yapıldığı köy; Has-Eli Bölgesi'nin orta bölümüne çok yakındır ve Serik İlçesi merkezi (güney) istikametinde bulunur. Takriben, yine aynı güzergahta ve biraz daha ileri-aralıklı noktalarda Yumaklar, Etler, Hacıosmanlar, Gözler ve etrafta konuşlu (irili-ufaklı) diğer yerleşim birimleri vardır. Az veya çok buraları da kapsayan Has-Eli kültürünün etkisi, ilçe merkezine epeyce yakın mesafelerde yer alan Gebiz (eski nahiye-bucak), Töngüçlü-Töngüşlü, Akbaş ve Büğüş dolaylarına kadar uzanır ve hatta zayıflayarak bu çizgiyi de aştığını söylemek pek de abartılı sayılmaz. Derleme yeri ve çevresi, bütün yönlerden; her ne kadar Manavgat İlçesi'nin (görece, komşusu kabul edilebilecek) Altınkaya Köyü ve civarı ile bazı ortak özellikler de sergiliyor olsa, ağırlıklı bir biçimde Has-Eli içerisinde değerlendirilir. Ayrıca coğrafya bakımından Has-Eli'nin hemen yanı başındaki (Manavgat'ın) Altınkaya Köyü ile birlikte, (daha uzak taraflarda bulunan Ballıbucak, Çaltepe ve hatta Değirmenözü, Yeşilbağ, Kırkkavak gibi yerleşim birimleri dahil) Isparta'nın Sütçüler İlçesi'ne bağlı (birçok köy gibi) Beydili, Çukurca, Kesme köyleri ve dolayları da, sözü edilen kültürel etkileşimin kapsamı içerisinde görünür. (Bu etkileşimin, git gide yüzeyselleşerek Konya'nın Derebucak İlçesi'ne bağlı komşu köylere kadar uzandığını belirtmek de olası gibidir.) 3) Türkünün derlendiği "asıl kaynak kişi" Emin KÖK, aynı tespit esnasında eserin sözlerini de okumuştur. Yalnız türküyü her icra edişinde, (ana yapıyı korumak suretiyle) kendine göre; sanırım anlık şartlar ve ruh hali gereği, (elbette genel kabul görmüş sayılabilecek bir çerçevede) diğer icralarından küçük bazı farklılıklar arz edebilecek şekilde (bir bakıma) yeniden biçimleyebildiği de tespit edilmiştir. (Zaten işin doğası da, bir ölçüde böylesi uygulamalara cevaz-izin verir, hak tanır.) Keza notanın yazımına temel alınan kayıtta, söz aralarında çaldığı saz pasajları ile en sonda çaldığı saz pasajı, tam da bu bağlamda, gelenek ve sisteme aykırılık-tezatlık sergilemediği söylenebilecek bir takım değişiklikleri de içermektedir. (Emin KÖK, türkünün ilk beyitinin öncesinde sadece "karar-tonik sesi"ni duyurmakla yetinmiştir ve saz pasajı çalmamıştır.) Yayımlanan bu notanın yazımına, kayıtta bulunan ve en sonda çalınan saz kısmı temel-baz alınmıştır. (Diğer saz pasajlarında bazı tereddütler, belirsizlikler ve hatta eksiklikler bulunduğu savı ile hareket edilmiştir.) Türkünün ilk sözünün ilk dizesi, "Al Yazması Daldadır Dalda" şeklinde geçtiğinden, ezginin temel-ana başlığının altına, (alt-yan başlık çerçevesinde) bu doğrultuda, "Al Yazma Zeybeği, Has-Eli Çeşidi" ibaresi eklenmiştir. Elde mevcut çalgısal kısmın; bahse konu bu karakteristik eserin "saz bölümü" olma özelliğini taşımasının yanında, bir "zeybek oyunu ezgisi" veyahut da "enstrümantal-yekpare bir ezgi" maksadıyla (tercihen) bağımsız bir biçimde icra edilme özelliğini de göstermesi durumları dikkate alınarak, notasının "enstrümantal ve bireysel bir yapı alternatifi" bağlamında ayrıca yazılması yoluna-cihetine gidilmiştir. 4) Anlaşıldığı kadarıyla (usul açısından) ezgide gerçekleştiği ileri sürülebilecek "düzensiz seyir" ile "vurgulama aksamaları", icracının ritim algısı ile ilgili bir durumdur. Ölçülendirme yapılırken, özelde icracının vurgulamaları, genelde ise, bölge kültürü ve (düzenli seyretmesi gereken sayı grupları doğrultusunda) nihayet "zeybek dokusu ve karakteri" dikkate alınmıştır. 9 zamanlı usul olgusu ve elbette buna bağlı ölçülendirme şekli, (konuya şartlanmışlık derecesinde yaklaşmamak üzere) her ne kadar mevcut hali ile tasavvur edilerek aktarılmışsa da, durum, bir takım farklı yaklaşımlarla "ihtiyaç ve amaca göre" daha değişik şekillerde de değerlendirilebilir. Hatta ezgide, yine türlü yaklaşımlar ve gerekçelerle daha farklı biçimlerde "tamirat ve tadilat" yapmayı uygun bulanlar da çıkabilir. Nitekim nota üzerinde, gelenek nezdinde, deneyime ve öngörüye dayalı, ilgili yerlere düşülen notlar yolu ile belirtilmeye çalışılan bazı görüş ve öneriler, işte bu bağlam(lar)da ele alınmalıdır. 5) İcra süresini uzatmak maksadıyla 4. ölçünün sonundan ilk ölçünün başına (ihtiyacı karşılayacak sayıda) dönüş yapılabilir. 6) Notasyonda-Diktede, (bağlı çalınan bazı motifler hariç) mevcut ses kaydındaki icraya (olabildiğince) sadık kalınmaya çalışılmakla beraber, "deşifre-çözüm ve takip kolaylığı" için, epeyce sadeleştirmeye de gidilmiştir. 7) İcrada, belirsizlik gösteren veya tereddüt içerdiği kabul edilen bazı motifler-baskılar "yuvarlama" yapılarak notaya aktarılmıştır. Yine aynı gerekçelerle birkaç motifte, vurgulamaya dayalı icra biçimi açısından gruplamaya gidilmemiştir. 8) Ezginin "şekillendirilmiş-uyarlanmış" halinin notası da, "KIVRAK ZEYBEK" başlığı altında Repertükül Sitesi'nde (özelde Has-Eli kültürüne, genelde ise THM repertuarına "zenginlik" bağlamında katkı yapma düşüncesinden yola çıkılarak, hiçbir kişisel beklentiye girilmeksizin ve çıkar gözetilmeksizin) hem usul açısından düzenli seyreden, hem de ifade birliği ve bütünlüğünü kesintisiz yansıtacak bir diğer "alternatif" maksadı ile (kamuoyuna ve özellikle gençlere yol gösterebilmek için) vücuda getirilip yayınlanmıştır. Bu "alternatif biçim" oluşturulurken, Emin KÖK'ün değişik zamanlarda yaptığı (ulaşılabilen) icra örnekleri de dikkate alınmış ve böylelikle ezgide "renk arayışı" bağlamında "5. derece pestleşmesi"ne de (bilerek-özenle) yer verilmiştir. Keza bahse konu icra örneklerinden birinin, 5. dereceye tekabül eden kısmının bir yerinde (çok net seyretmese de) pestleşme eğilimi görülür. (Zaten ezgi ile çeşitli açılardan, az veya çok, ilişki kurulabilecek bazı türkülerde 5. derece pestleşmesi veya 5. derecede pestleşme eğilimleri mevcuttur.) 9) Nota, 8 numaralı maddede aktarılmaya çalışılan bazı hususlar bağlamında, geleneksel yazım tekniği yaklaşımı ile yazılmıştır. Dolayısıyla bu "uyarlama-şekillendirme" yolu ile (sadece uyarlanmış-şekillendirilmiş örneğe, belirtilen çerçevede kaynaklık edecek biçimde) kurgulanarak yazılıp yayınlanmış söz konusu alternatif notanın; asıl kaynak kişisi Emin KÖK olan, "Al Yazması Daldadır Dalda" adlı türkünün (karakteristik bir) "yansıması" sayılması icap eder. Ayrıca ezginin varlık gösterdiği bölge, esas itibarla zeybek kültürü içerisinde yer aldığından; (görece, yakın veya uzak) farklı sahalarda da görülebilen bazı türkü örneklerinin (THM'nin ortak özelliklerinden biri addedilen) versiyon ya da varyantlarının, eski tarihlerden beridir buralarda da varlık gösterdiği ve günümüze değin de varlıklarını sürdüre geldiği bilinen bir gerçekliktir. Emin KÖK hakkında, gerekli olabilecek (çok kısa) bilgi aktarımı: 1941 doğumludur. Serik İlçesi'ne bağlı Demirciler Köyü'nün "Sarıca-Alan" adıyla bilinen küçük bir yerleşim birimindendir. Iklık sazını çalma ve yapımını öğrenme hususları ile icra ettiği bazı ezgiler bakımından kendisine, çocuk yaşlarından itibaren yol gösteren ve hocalık yapan eski üstatların olduğu bilinir. Yalnız bu üstatlardan bir tanesinin ismi, daha da ön plandadır. (Zaten kendisinin de; kamuya açık çeşitli kaynaklarda yer alan bir takım ifadelerinde, bu konulara biraz değindiği görülür.) Emin KÖK, (öğrenip özümseyerek harmanladığı) Has-İçi dolaylarının yaygınlaşmış bazı ürünlerini hafızasında sürdürüp icralarında yaşatmış ve bunlardan birkaçının da günümüze kadar ulaşmasına aracılık ve kaynaklık etmiştir. Etkilendiği ve temel-özgün ezgi örneklerini (dolaylı yollardan veya doğrudan) edindiği ıklıkçı, yakımcı ve "boğaz ustası" olan çağdaşı ya da eski kuşaklara mensup kaynak kişiler arasında (görece) hem yakın, hem de uzak çevrenin çeşitli icracıları vardır. (Konuyu somutlaştırmak maksadıyla bir örnek: Bu kaynak kişilerden biri de; aile içerisinde, genelde "Küçük Arap Kızı", çevrede ise, kısaca "Arap Kızı" lakabıyla bilinen Haslı veya Kızılağaçlı Fatma AYDIN'dır. Emin KÖK'ün kendine göre biraz da biçimleyerek ya da şekillendirerek veya uyarlayarak icra ettiği türküler arasında; Kızılağaçlı Fatma AYDIN'dan, çocukları ve bazı yakınları aracılığı ile nakledilen ve günümüze kadar, bölgede çok yaygın bir biçimde söylene gelmiş bir türkü de vardır. İşte bu türkü, özünde aynı ezgi yapısına dayalı, çeşitli sözlerle okunduğu bilinen ve notası ile temel bilgileri Repertükül Sitesi'nde yayımlanmış bulunan "Bozdağların Günden Yüzü" veya "Karaca Piynar'ın Günden Yüzü" adlı türküdür.) https://www.repertukul.com/BOZDAGLARIN-GUNDEN-YUZU-Karaca-Piynar-in-Gunden-Yuzu-367 Tespit: Emin KÖK'ün, aşağıda bulunan linkte yer alan, ıklık eşliğindeki icrasında; daha çok "Bozdağların Günden Yüzü" adıyla bilinen bahse konu türküdeki ilk bendi, "Bozburun'un öbür yüzü, Ala-bula keyik izi, Osmanoğlu Güssün Gız'ı" dizeleri ile aktardığı görülür. Oysa bu bendin sonunda bir adet dize eksik kalmaktadır. Kendisi, son dizeyi okumaktan (kayıt sırasında) ya imtina etmiş, ya da (yaşının epeyce ilerlemesinden olsa gerektir) an itibariyle bu dizeyi okumayı unutmuştur. https://www.youtube.com/watch?v=FWjmW6n9sTU (En son erişim tarihi: 05 Haziran 2020, saat: 17;19) Konu ile ilgili (hem üstteki "tespitte", hem de öncesinde yer alan olgulara da dayanan) önemli sayılabilecek bazı ek notlar: 1) Emin Kök, özel arşivimde mevcut başka bir kayıtta, bu sefer de, yukarıda aktarılan bentte geçen "Osmanoğlu Güssün Gız'ı" dizesine hiç değinmeyerek; "At mekiği doku bezi" dizesini okuyup, bentteki eksikliği (bir bakıma) bu şekilde tamamlamaktadır. 2) Türküde geçen Bozburun ile Bozdağlar, (özel manada) aynı yerdir. (Has-Eli'nin en yüksek noktası, bu dağdır veya bu dağ blokudur.) 3) Sarıca-Alanlı Emin KÖK, ismi verilen türküdeki ilk sözün mısra sonlarına denk gelen eklenti-dolgu kelimelerini "oy, oy" ve "ey, ey" şeklinde kullanmaktadır. Esasen ifadenin Has-Eli'ndeki yaygın hali, "e-ya, o-ğa, ey-ya" vb. seslenişlerdir. Ancak bu eklenti-dolgu-bağlantı seslenişleri ya da kelimeleri "aman, ey-aman-aman" ve "birilla, biril-birilla" veya "bililla, bilil-bililla" olarak da söylenmektedir, söylenebilmektedir. 4) Bu bentte, kısaca "Osman" ismiyle anılan kişi; eserin üreticisi-bilinen en eski kaynak kişisi (1897 doğumlu) Fatma AYDIN'ın eşi, (1891 doğumlu) Osman Ali Bey'dir. Dolayısıyla türkünün "temeli" kabullenilen ve ilk defa (yukarıda sunulan link üzerinden) Repertükül Sitesi'nde kamuoyuna yayımlanan "örnek"teki söylem biçimini gösteren "Hatmaca'nın Güssün Gız'ı" dizesi ile Emin KÖK'ün okuduğu "örnek"teki "Osmanoğlu Güssün Gız'ı" dizesindeki "Güssün", bu ailenin ilk çocuğudur ve aynı kişidir. (Osman Ali Bey, 1933 yılının temmuz ayında; genç sayılabilecek bir yaşta iken, talihsiz bir kaza sonucu hayata veda etmiştir.) (Veysel AYDIN)
Beklenmeyen bir hata oluştu. Yenile 🗙