Antalya Repertuvar: #830 Repertuar Dışı 0 Kayıt

Allı Yazma Bürünür Al Yazma Zeybeği

Notaya alan
Söz yazarı

Müzikal Özellikler

Makam
Gülizar
Usul
9/4+4/4+2/4
Karar Sesi
La
Bitiş Sesi
La
En Pes
La
En Tiz
Sol
Ses Genişliği
7 ses
Türü / Konu
Aşk Sevda

Ses Kayıtları ve İcralar

Bu türkü için henüz ses kaydı eklenmemiş.

Türkü Sözleri

ALLI YAZMA BÜRÜNÜR PENCEREDE (EŞGEREDE) GÖRÜNÜR SANA MEYİL VERENLER SÜRÜM SÜRÜM SÜRÜNÜR (DERDE DÜŞER SÜRÜNÜR) PENCERENİN PERDESİ ALE (ELA, ALA) GÖZÜN SÜRMESİ SEVDİĞİNİ AVUDUR GÜZEL GIZIN CİLVESİ ALLI YAZMA OYALI OYALARI ULALI (SIRALI) HASRETİNDEN (GAHIRINDAN) ÖLÜYOM SENDEN AYRI GALALI EŞGEREDE : Eşkerede (Türküde, açık bir yerde.) AVUDUR : Avutur GIZIN : Kızın ALE : (göz rengi hakkında) Açık kahverengi manasındadır. ULALI : Türküde, (sıralı şekilde) birbirine ekli anlamında kullanılmıştır. GAHIRINDAN : Kahırından (kahrından) ÖLÜYOM : Ölüyorum GALALI : Kalalı AÇIKLAMA 1 : Bilindiği üzere (türkülerin sözlerinde geçen "al yazma" teması-ifadesi ile ritmsel yapıdan ve motif örgüsünden kaynaklandığı düşünülen) Al Yazma Zeybeği olarak genelleyebileceğimiz eser çeşitleri, (özellikle) "Teke Yöresi'nde" bir hayli yaygındır. Bunlar arasında sayılması uygun telakki edilebilecek; Has-Eli dahil, bütün Serik sathında (günümüze değin) icra edile gelmiş bir çeşit de mevcuttur. Söz konusu çeşidin bazı kısımları, ezgi yönünden, az veya çok "Aydın Zeybeği" adıyla bilinen eserin ilk bölümünü biraz çağrıştırmaktadır. Yalnız "Aydın Zeybeği" olarak nitelenen bu eserin de (görece) "tamamen veya kısmen, yakın ve uzak benzerlerine", değişik adlar altında İzmir'in Bergama İlçesi'nde (Bergama Zeybeği), Manisa'da (Çaktım Çaktım), Balıkesir ile Çanakkale'de (Tabancalı) rastlanır. Ayrıca sözü edilen zeybek çeşitlerinin-serisinin bir halkası da Yunanistan Coğrafyası'nda mevcuttur. Bu karakteristik örneği, mübadele sonucu Yunanistan'a giden Rumlar götürmüş olabilir. * (Derinlemesine yapılacak bir araştırma ile sayının, ihtiyaca ve amaca göre daha da arttırılması mümkün göründüğü bilinmekle birlikte, konuyu asıl doğrultusundan-mecrasından saptırmamak için, meseleyi bu kadarıyla aktarmak yeterlidir.) Yukarıda değinilen ve bölgenin özgün kültürünü doğrudan yansıttığı gayet açık olan bu eser; Serik'te ve çevresinde "Al Yazma Zeybeği" adı altında, (özellikle bağlama eşliğinde) sözlü bir biçimde de icra edilmektedir. Günümüzde halen bu bölgede, bu zeybek havası ile birlikte; Antalya'nın genelinde görülen ve Al Yazma Zeybeği veya "Çay Benim Çeşme Benim" şeklinde nitelenen türkünün, yine çok karakteristik telakki edilebilecek enstrümantal-çalgısal ya da sözlü bir benzerinin (veya benzerlerinin) icra edildiği de bir gerçekliktir. Diğer yandan, Çay Benim Çeşme Benim adıyla bilinen eserin (genel itibarla) bir benzerini, Has-Eli'nde; kendince, ıklık sazı eşliğinde, biraz farklı sözlerle Emin KÖK'ün de icra ettiğine tanık olunmaktadır. (Emin Kök'ün sözlü biçimdeki bir icrasının kaydı, özel arşivimde mevcuttur.) Yakın bir zamanda kaybettiğimiz üstat Erdal İyiöz'ün "Ağır Al Yazma Zeybeği" adı altında repertuarımıza kazandırarak kamuoyuna sunduğu ezginin ise, hayatiyet bulduğu alan, yine Antalya ve dolaylarıdır. (Bu Al Yazma Zeybeği çeşidi, bazı açılardan, başka bir grupta ele alınabilecek zeybekler serisine de dahil edilebilir gibi durmaktadır.) Anekdot: Ben, çocukluk yıllarımda; açıklamanın en başında değinilen Serik Al Yazma Zeybeği çeşidini, bazı Haslılar'ın icralarından ve yapılan köy düğünlerinde (gelin alma havası ve türevleri ile karşılama havası gibi eserler de dahil) çoğunlukla "Serikli Abdallar'ın" davul ile zurna icralarından dinlemiş idim. Keza düğün için, Has-Eli'ne, ücret karşılığında, Serikli Abdallar'ın çağırıldığı bilinen bir durumdur. Buradan çağırılan grup içerisinde davul ve zurna ile birlikte öncelikle bağlama ve keman da olurdu. İhtiyaç halinde, düğünlerin kadınlara özel kısımlarına ise, yine Serikli Abdallar'dan "ritm saz eşliğinde türküler okuyan kadınlar" yürütürdü. (Günümüzde, salon düğünlerinin tercih edilmesi vb. gibi birçok sebeple artık "köy düğünü geleneği" bitmek üzeredir.) Nihayetinde konunun özünü teşkil eden ALLI YAZMA BÜRÜNÜR adlı türkü, tarafımca, bölgenin özgün kültürünü doğrudan yansıtacak karakterde kurgulanıp oluşturulmaya gayret edilmiştir. Eserin (öznel hissiyatın yanında) kültürel açıdan kökleri, yukarıda çok kısa bir biçimde aktarmaya çalıştığım olay, olgu ve tespitlere dayanmaktadır. Elbette, her yönüyle birbirinden değerli sair Al Yazma Zeybeği çeşitleri de değişik açılardan çok çok önemli birer esin kaynaklarıdır. Ayrıca vurgulanmaya çalışılan durum, aynı çerçevede-yapıda değerlendirilen ve notası Repertükül-Türküpedia Sitesi'nde yayınlanmış olan AL YAZMASI OYALIDIR adlı eserin kültürel kaynağını ve boyutunu da içerir. Her türlü eleştiri vb. hususları kamuoyunun sağduyusuna bırakarak, bu bahsi, şöyle noktalamak icap eder kanısındayım: Tekrar ve ısrarla vurgulamak gerekirse; "Evvelki dönemlerde, çoğu, neredeyse hayatını bu işe vakfetmiş saygıdeğer büyüklerimizin meydana getirerek bizlere miras bıraktıkları (Al Yazma Zeybeği çeşitleri içerisinde değerlendirdiğim) "Gireniz-Ören Zeybeği" gibi, mükemmel-muhteşem ve yürek parçalayıcı türküler olmasaydı ve bu türkülerin büyüsüne kapılmasaydım, şahsen, hiçbir eser vücuda getirmeye cesaret bile edemezdim. Bu faslı; destur diyerek, manevi dedelerimizden Yunus'a atfedilen bir beyit ile bitireyim: "Mal sahibi mülk sahibi, Hani bunun ilk sahibi" * Seriye dahil edilen eserlerin, hangi bölgelerde, hangi adlar altında icra edildiğine dair hususlar ile diğer bazı ayrıntılar konusunda; elektrik ve elektronik mühendisliği alanı ile birlikte meslek örgütü yöneticiliği, (öğrencilik yıllarında) ODTÜ'de THBT yöneticiliği, (hem öğrencilik döneminde, hem de mezuniyet sonrası dönemde, değişik zamanlarda) çeşitli düzeylerde bağlama öğreticiliği ve koro çalıştırıcılığı, bağlama sanatçılığı, derleme faaliyetleri ve araştırmacılık gibi yoğun emek-çaba gerektiren işleri de son derece başarıyla sürdüren Ali Fuat AYDIN'ın, önemli katkıları olmuştur. Bu vesile ile kendisine çok teşekkür ediyorum. AÇIKLAMA 2 : Söz bölümünün notası, usul açısından, (TRT repertuarında 2603 numarada kayıtlı "Al Yazmamı Düreyim" adlı eser örneği mukabilinde) THM'de genel kabul görmüş "geleneksel nota yazım tekniği" bağlamında yazılmıştır. Saz bölümünün notasyonunda ise, (imkan derecesinde) sade ve yalın bir biçimde "Üç Telli Bağlama'da Tezenesiz İcra Tekniği" dikkate alınmakla birlikte, yine de (gerekli görülen) bazı motiflerde, az da olsa, bir takım ayrıntılara yer verilmeye çalışılmıştır. Ancak ezgi, (özellikle bağlama düzeninden) tezene ile icraya da gayet uygundur. Şayet türkü (saz bölümü ile birlikte) tezene ile icra edilmek istenir ise, bu çerçevede, elbette ki, tezene tavrının gerektirdiği hususlar öncelik arz edecektir. Söz bölümünün notasyonunun da son derece sade ve yalın olmasına özen gösterilmiştir. Böylelikle (muhtemel) çeşitli icra yaklaşımlarına dayalı "yorum, işleme" vs. özel tercihler, kişilere bırakılmış olmaktadır. Saz bölümünde; hem Teke Yöresi'nin geleneksel "Üç Telli Cura" veya "Cura-Bağlama" sazı kullanılabileceği durumu doğrultusunda, hem de öznel yaklaşım-hissiyat bağlamında yazılan si-naturel notaları, 2 koma değerinde tercih edilebilir. (Not: Bilindiği üzere, Teke Yöresi'nin geleneksel Üç Telli Cura veya Cura-Bağlama sazında 2 komalık si-bemol perdesi bulunmaz.) Komalı kullanım durumu, söz bölümünün bazı yerlerinde, (yine öznel yaklaşım-hissiyat sonucu) "komasız" yazılan fa-diyez notaları için de geçerlidir. Nitekim si-naturel notaları 2 komalık si-bemol şeklinde icra edilecek ise, bu durumda zaten fa-diyezlerin değerinin, tercihe göre, 3 koma veya 2 koma olması beklenir. Sözler, halk şiiri (manisi) geleneğine bağlı kalınarak ve benzer temalı anonim bazı şiirler (maniler) örnek alınıp, bunlardan, doğrudan veya dolaylı bir biçimde esinlenilerek, yani "istifade-iktibas" olgusu kapsamındaki sınırlar içerisinde belirli ölçüde yararlanılarak oluşturulmuştur. Aynı durum, (Açıklama 1 kısmında da belirtildiği üzere) ezginin, sadece bazı yerleri için, kısmen geçerlidir. (Konu, bilimsel ve etik kurallar bağlamında, yeterli ve geçerli mevcut eserlerden bestecilerin-sanatçıların referans, esinlenme ve alıntı yapma hakkı boyutundadır.) Türkünün saz bölümü, icra takibini kolaylaştırmak bakımından genel itibarla A, B ve C şeklinde 3 temel cümleye ayrılmıştır. (Bu temel cümleleri, analiz ya da gereklilik kapsamında, kendi aralarında alt cümlelere veya daha alt başkaca unsurlara ayırmak da mümkündür.) İhtiyaç halinde, C cümlesinin röprizinden feragat edilebilir. "Ara Sazı" olarak icra edilecek kısım için, senyo dönüşü A cümlesine yapılabileceği gibi, yine ihtiyaca binaen B veya C cümlesine de yapılabilir. Yalnız senyo dönüşünün C cümlesine yapılması durumunda, bu cümlenin röprizli icra edilmesi önerilir. (V. Aydın)
Beklenmeyen bir hata oluştu. Yenile 🗙