Altun İken Tunç Oldum
Müzikal Özellikler
Ses Kayıtları ve İcralar
Türkü Sözleri
Türkünün Hikâyesi
İzzet Delioğlu, (Demir İzzet), Urfa Belediyesi'nde "Zabıta Memuru" olarak çalışmaktadır.
Yiğittir, merttir. Özü sözü açık, haksızlığa karşı koyan birisidir. Devrin yetkilileri 1960 yılında kendisini görevden alırlar. İki koşu atı, bir evi ve bir miktar da parası vardır. Kısa zamanda bunları da tüketir ve geçim sıkıntısı çekmeye başlar. Sıkıntıların verdiği duygular ilie "Altın iken tunç oldum" türküsünü yapar ve plağa okur.
Plak satışa girer. Plak şirketi çok para kazanır. Altın plak ödülünü alır. Demir İzzet'e de hatırı sayılır bir telif parası ödenir.
İktidar çevreleri, bu eserin merhum Adnan Menderese yakıldığını öne sürerek Demir izzet hakkında dava açarlar.
Bu konuda hakim karşısına çıkan Demir İzzet, mahkemede kendi kendisini savunur. Savunmasında; "Şair olduğunu ve bu eseri kendi üzerine yaktığını" söyler. Hatta hakime; "isminizi lütfedin, hemen isminizin harflerinden oluşan bir şiir yakayım" der ve kendisini orada ispat eder.
Altın iken tunç oldum.
Seçilmez pirinç oldum
Felek muradın olsun
Aleme gülünç oldun
Arıydım bala geldim
Kuş oldum dala geldim
Felek muradın olsun
Tanınmaz hale geldim
Güne düştüm
Gölgeden güne düştüm
Felek muradın olsun
Dediğin güne düştüm
* Bu hikaye 1977 yılında Abdulkadir Algın tarafından Urfalı İzzet Delioğlu'ndan (Demir İzzet 1918-1988) derlenmiştir.
Salih TURHAN - Abuzer AKBIYIK - Sabri KÜRKÇÜOĞLU
Notalarıyla Türkülerimiz ve Hikayeleri, C 2, İstanbul 2003.