Anası Kızın Anası
Derleyen
Notaya alan
Müzikal Özellikler
Makam
Hüseyni
Usul
9/16
Karar Sesi
La
Bitiş Sesi
La
En Pes
La
En Tiz
Fa
Ses Genişliği
6 ses
Türü / Konu
Kına Düğün
Ses Kayıtları ve İcralar
Bu türkü için henüz ses kaydı eklenmemiş.
Türkü Sözleri
ANASI GIZIN ANASI
BAZARDAN GELİR GINASI
YOK MU BU GIZIN BUBASI
BUBASIZ GELİN Mİ OLUR
O GELİN YERİN Mİ BULUR
Bendin Bağlantısı Böyle De Okunmaktadır :
ŞİMDİ GELİN OLUYORU
AK GOLLARIN SIVIYORU
YAKA'DA PELİT ODUNU
YAKANNAR BİLİR DADINI
GIZIM EVLERİN GADINI
(BU GIZ EVİN BİR GADINI)
GELİNE GINA YAKARLAR
EDETTİR PARA ASARLAR
Türkünün Diğer Sözleri :
ÇATTILAR GAZAN DAŞINI
GO(Y)DULAR DÜĞÜN AŞINI
(VURDULAR DÜĞÜN AŞINI)
ÇARERİN GELSİN GARDAŞINI
GARDAŞSIZ GELİN Mİ OLUR
O GELİN YERİN Mİ BULUR
BİNER ATIN İNCESİNE
DÜŞER YOLUN GONCASINA
HABAR VERİN AMCASINA
AMCASIZ GELİN Mİ OLUR
O GELİN YERİN Mİ BULUR
BİNER ATIN EYİSİNE
DÜŞER YOLUN GOYUSUNA
(DÜŞER YOLUN GIYISINA)
HABAR VERİN DAYISINA
DAYISIZ GELİN Mİ OLUR
O GELİN YERİN Mİ BULUR
ATLADI GETTİ EŞİĞİ
SOVRADA GALDI GAŞIĞI
BU GIZ EVİN YAKIŞIĞI
ŞİMDİ GELİN OLUYORU
AK GOLLARIN SIVIYORU
HATIRLATMA :
Türkünün diğer sözleri, buraya, 1985 yılında yapılan ses kaydından, sadece şiir olarak eklenmiştir. Ayrıca zaten Cemile GÖDE (kardeşi Feride KUTLU ile birlikte) 1985 yılında, aynı ezgi ile söylenmiş başka bir ses kaydı temel alınarak yazılan ve "Çattılar Gazan Daşını" adı ile Repertükül'de yayımlanan notaya kaynaklık eden kişilerin başında gelir. Eserin, söz bölümünde yer alan eksiklik, böylece giderilmiş bulunmaktadır. Yalnız kına havasının adı, diğer notada, "Çattılar Gazan Daşını" şeklindedir. Keza bir ismi de böyledir. Nihayetinde ayrı ayrı kaydedilmiş ve farklı adlarla ayrı ayrı yazılarak yayımlanmış bulunan söz konusu bu iki nota, "yekpare" bir eseri yansıtmaktadır ve "Has-Eli Kına Havası" olarak, birlikte değerlendirilmektedir.
Yerel İfadeler :
BAZARDAN : Pazardan
BUBASI : Babası
YAKA'DA : Özel bir yere işaret ediliyor. ("Yaka" için genel manada örnekler: "Karşı yaka, beri yaka, o yaka, şu yaka" vb. gibi.)
PELİT : Meşe
YAKANNAR : Yakanlar (Bölgede, özellikle eski kuşak bireyler "n" harfi ile biten tekil kelimeleri çoğul hale getirmek için, "-ler" ve "-lar" eklerini, "-ner" ve "-nar" şeklinde kullanırlar.)
DADINI : Tadını
EDETTİR : Adettir (gelenektir, görenektir, görgüdür)
OLUYORU : Oluyor (Bu kelime, Has-Elindeki günlük konuşmalarda, genellikle kısaltılarak "oloru" şeklinde kullanılır. Yalnız ikinci "o" harfi biraz uzatılarak telaffuz edilir.)
AK GOLLARIN SIVIYORU : Mısradan, evlilik hayatı gibi çok önemli bir işe başlamak için, adım atılması durumu anlaşılıyor. (Bu mısra bazen "Ak golların salıyoru" şeklinde de okunur.)
GAZAN : Kazan
DAŞINI : Taşını
GO(Y)DULAR : Koydular
ÇARERİN : Yöreye özgü olarak, "çağırıverin" kelimesinin kısaltılarak söylenişidir. (Bu kelime bazen "çığırıverin" manasına "çırerin" şeklinde de kullanılır. Yalnız kelimenin ikinci harfinden sonra sanki "ğ" harfi de var gibidir. En sonda yer alan "n" harfi ise "ng" özelinde, nazal bir biçimde telaffuz edilir. Ayrıca söz konusu mısra bazen şöyle de okunur: "Çağrın gelsin gardaşını")
ATIN İNCESİ : Gelin atının, narin yapılı ve güzel huylu bir attan seçilmesi durumu kastediliyor olmalıdır. (Bu bağlamda aktarılabilecek önemli ek bilgiler şunlardır: Yalnızca "uysal" bir at, "gelin atı" yapılabilir. Seçilen ve süslenerek bu iş için hazırlanan atın yuları, mutlaka sahibi tarafından tutulur ve yolculuk bu şekilde sürdürülür. Böylelikle gelin atının, herhangi bir sebepten dolayı ürkmesi durumunda hem geline hem etrafına hem de kendisine zarar vermesinin önüne geçilmesi sağlanmış olur.)
DÜŞER YOLUN GONCASINA : Muhtemelen, evlilik vesilesi ile yeni başlanılacak hayat kesiti veya süreci kastediliyor.
GETTİ : Gitti
SOVRADA : Sofrada
HABAR : Haber
EYİSİNE : İyisine
GOYUSUNA : Koyusuna
DÜŞER YOLUN GOYUSUNA : Evlilik bağlamında, çok ağır bir sorumluluk altına girmek suretiyle hayatın akışında oluşacak yeni durum ya da durumlar anlatılmak isteniyor olmalıdır. Bu mısra, "Düşer yolun gıyısına" şeklinde de okunur.
GIYISINA : Kıyısına
NOT :
Eserin, (kayıtta eksik kalmış olan) ilk ölçüsünün ezgisi ve sözü, kaynak kişilerden teyit edilerek, sonradan eklenmiştir. Ayrıca notanın ilk satırını ve sözün ilk mısrasını oluşturan toplam 3 ölçü, dönüşlü icra edilmektedir. Anlaşılacağı üzere eserin notası; her ne kadar biraz sadeleştirme yapılmışsa da olması gerektiği gibi, "icraya dair ses kaydının aslına sadık kalınması" ilkesi ile prozodi gözetilmeden yazılmıştır. Dolayısıyla türkü, söz bakımından, doğru bir biçimde, "prozodinin gereği yerine getirilerek" icra edilmelidir. Durum; az veya çok, tarafımca hazırlanıp yayınlanmış diğer türkülerde de geçerlidir.
AÇIKLAMA :
Türkünün sözleri; bugüne kadar, Has-Eli'nde yapıla gelmiş kına merasimi (eğlencesi) bakımından, belirli bir kuralın (yöntemin) varlığına da doğrudan işaret eder. Keza geline kına, gelinin annesi ve babası ile (tercihen en büyük ağabeyi veya ağabeylerinden birisi; şayet ağabeyi veya ağabeyleri yok ise küçük kardeşi veya küçük kardeşlerinden birisi olmak üzere) erkek kardeşi, amcası ve dayısı eşliğinde yakılır. Bu kişilerden birisi veya birkaçı yok ise eksiklik, gelinin yakın akrabalarından giderilir. Erkeklerin, kına merasiminin (eğlencesinin) yapıldığı ortamda yer alabildikleri istisnai aşama işte, bu kısımdır. Burada amaç geline, ailesi ve yakın akrabaları tarafından her şekilde kol-kanat gerildiğinin ve evlilik hayatında da bu tutumlarının sürdürüleceğinin deklare edilmesidir. (Artık son yıllarda, neredeyse sosyal hayatın her boyutunda fark edilen bir takım değişiklikler, kına ve düğün eğlencelerinde de kendisini göstermektedir.)
Ek Not :
İlgili bendin bağlantısında geçen (ve çoğul olarak kullanılmış) YAKARLAR ve ASARLAR kelimeleri; eski kuşak Has-Eli insanlarınca, esasen "YAKALLAR" ve "ASALLAR" şeklinde telaffuz edilir. (Veysel Aydın)