Aykırı Havaları
Müzikal Özellikler
Makam
Gülizar
Usul
9/16+5/16
Karar Sesi
La
Bitiş Sesi
La
Ses Kayıtları ve İcralar
Bu türkü için henüz ses kaydı eklenmemiş.
Türkü Sözleri
Sözü Yoktur.
REPERTÜKÜL AÇIKLAMA : Ezginin Kaynak Kişi ses kaydı 11. ölçüden itibaren başlamaktadır...
AYKIRI HAVASI :
Antalya'nın Serik İlçesi'ne bağlı Has-İçi (diğer adlarıyla Has-Yüzü ya da Has-Eli) bölgesinde, 9/16'lık aksak usulün 2+2+2+3 ile 2+3+2+2 kalıbında olan sözlü veya sözsüz bazı eserlere, "Aykırı Zeybek Havası" veya "Aykırı Oyun Havası" manasına, "Aykırı Havası" ya da kısaca, "Aykırı" denir.
Yalnız bölgenin, aynı kalıpta olan Boğaz Havaları, Kına Havaları ve "Yakım" şeklinde nitelendirilen diğer ezgileri bunun dışında tutulur. Aykırı Havaları'nın, 2+2+2+3 kalıbında olanları, Boğaz Havaları'nın da 2+3+2+2 kalıbında olanları çok revaçtadır. "Aykırı" ifadesi ile kastedilen diğer bir husus da "Düz Olmayan Oyun Havası" biçimindedir. Çiftetelli, Cezayir vb. gibi 2/4'lük ve 4/4'lük usulde olan (ancak 4/4'lük Zeybekler hariç) ve oynanabilen ezgiler, "Düz Oyun Havası" manasına "Düz Hava" ya da kısaca, "Düz" şeklinde nitelenir. "Aykırı" tabiri; Has-Eli'nin komşusu konumundaki Sütçüler ilçesi başta olmak üzere Isparta civarlarında da epeyce yaygın bir şekilde kullanılır. Ayrıca Antalya sathında zaman zaman bu tarz ezgilere, (genelleme yapılarak) "Yaylalı Havası" veya nadiren de olsa, "Beş-Kaza Zeybeği" de denir. (Not 1: Söz konusu "Beş-Kaza Zeybeği" ifadesi, 9/8'lik "Beş Kaza Zeybeği" ile 9/4'lük "Ağır Beş Kaza" vb. şekillerde adlandırılan "özel" eserlerin dışında kalan ve 9/16'lık usuldeki eserler için kullanılan bir ifadedir. Not 2: Beş-Kaza, Muğla iline bağlı Fethiye ilçesi ve civarının eski adıdır.)
İCRAYA YÖNELİK HUSUSLAR :
Ezgiler birbirine bağlı olarak icra edilmiştir. Fakat bunlar, aralarda yer alan "serbest kısımlar" ve en sonda yer alan "serbest kısım" çıkartılmak suretiyle "müstakil" bir şekilde de icra edilebilirler, edilmektedirler.
Yörenin "karakteristik" özellikleri içerisinde sayılabilecek "kalıp ezgi" niteliğindeki bu "serbest bölüm" uygulaması, tarafımdan derlenmiş diğer örneklerde de açıkça görülebileceği gibi, tek bir ezginin veya bir ezgi demetinin en başında da yapılabiliyor.
Yalnız, kaynak kişinin gerek en başta gerek en sonda gerekse arada/(aralarda) serbest bölüm/(bölümler) icra etmesi tesadüfi değildir.
Girişteki serbest bölüm "açış" niteliklidir. Burada amaç, peşi sıra çalınacak ezgiye "ön hazırlık" yapmaktır.
Aradaki/(Aralardaki) serbest bölümün/(bölümlerin) amacı ise, değişen ezgiyi/(ezgileri) hem birbirine bağlama kolaylığı sağlamak hem de oynayan kişinin/(kişilerin) biraz dinlenebilmesi maksadıyla "gezinti" yapmasına/(yapmalarına) fırsat vermektir. Bu durum, zeybeklerin çok önemli bir özelliğidir. Mesela, sözlü zeybeklerde, "söz bölümünden", bu iş için faydalanılır.
En sondaki serbest bölümün amacı da "bitiriş hissini kuvvetlendirmek" ve "bitirişi pekiştirme işlevini yerine getirmek"tir.
AÇIKLAMA:
Kaynak kişi, her biri toplam birkaç motiften oluşan bu eserleri, adeta "suite"(süit) anlayışı ile birbirine bağlı olarak icra etmektedir. Eylemi gerçekleştirebilmek için, serbest usUlde, "doğaçlama" ezgilerden yararlanıyor. Bu serbest usUldeki doğaçlama ezgilerin, farklı işleve sahip iki çeşidinin olduğunu görüyoruz. Eserlerin öncesinde yer alan birinci çeşidin amacı, peşi sıra icra edilecek ezgiye ön hazırlık oluşturmaktır. Eserlerin sonunda yer alan ikinci çeşidin amacı ise, bitiriş hissini kuvvetlendirmek ve iyice pekiştirmektir.
Söz konusu uygulamalar Açış ve Aykırı Havası, Açış ve Boğaz Havası, (kısmen de olsa) Aykırı Havası, Aykırı Havaları/2 ile Boğaz Havaları, Boğaz Havaları/2, Boğaz Havaları/3 ve Boğaz Havaları/4 başlığı altında derlenen ve kayıt altına alınan bütün ezgilerde de vardır. Gerçi bunlardan bazılarının önünde bazılarının da sonunda, söz konusu serbest bölümlerin ya kısmen yer aldığına ya da hiç yer almayabildiğine de tanık oluyoruz ama böyle "istisnai bir durum" genel bir sonuç/hüküm çıkarmayı engellemez. Diğer yandan bu serbest bölümler, eserleri birbirine bağlama kolaylığı sağlamakta ve ezgiler "oyunu" ile birlikte sunulduğu zaman, oynayanların "gezinti" yaparak, kısa süreli de olsa, dinlenmelerine fırsat vermektedir. (Aykırı Havaları, çok kıvrak figürlerle oynanan bir çeşit Zeybek'tir. Gezinti, zeybeklerin temel özelliklerinden birisidir. Ayrıca sözü edilen bu kısım, "gezenleme/gezenek" şeklinde de bilinir. Sözlü zeybeklerde, "söz bölümü" aynı zamanda gezinti/gezenleme/gezenek bölümüdür.)
Buraya kadar ortaya konulmaya çalışılan hususlara şunları da eklemek icap eder:
Bu improvisation/doğaçlama ezgilerden, bir eserin önünde yer alanlar introduction/ön-çalış/giriş, sonunda yer alanlar ise, cadence finale/final kadansı/bitiriş durgusu görevi görmektedir.
Eserlerin her biri, "kalıp ezgi" niteliği taşıyan bahse konu, serbest usuldeki doğaçlama bölümler çıkartılarak, "müstakil" bir şekilde de icra edilebilir, edilmektedir.
Yukarıda da değinildiği gibi, yapılan açıklamalar Açış ve Aykırı Havası, Açış ve Boğaz Havası, (kısmen de olsa) Aykırı Havası, Aykırı Havaları/2 ile Boğaz Havaları, Boğaz Havaları/2, Boğaz Havaları/3 ve Boğaz Havaları/4 başlığı altında derlenerek kayıt altına alınan diğer eserlerin hepsi için geçerlidir.
Kaynak kişi, aynı maksatlarla aynı uygulamaları buralarda da yapıyor. Yalnız, aykırı havaları ile ortak özellikler taşıyan bazı boğaz havaları her ne kadar zaman içerisinde bir aykırı havasına dönüşebilme durumunu gösterseler de "Boğaz Havası" niteliğinde icra edildikleri müddetçe, bunların "oyun eşliği" bulunmaz. Çünkü iki çeşidin "toplumsal iş-görüleri" birbirlerinden tamamen farklıdır. Yani üretilme ve tüketilme/yararlanılma maksatları başkadır. Dolayısıyla boğaz havalarını, içlerinden bazıları oynanabilir yapıda bulunsalar bile, bireysel bir oyun havası ya da oyun havası ezgilerinden oluşan bir "suite" olarak niteleyemeyiz. Bu durum, böl geye özgü "kına havaları" ile "yakım" şeklinde adlandırılan sair eserleri de kapsar.
Eserlerde (istisnai kısımlar hariç) si perdesinin "komasız" kullanılmış olması dikkat çekicidir. Bu perdeyi 2 komalık bemol şeklinde de kullanmak mümkündür.
Ancak şu gerçeği de özenle vurgulayalım:
Bu durum, bizden önceki kuşakların, Orta Asya'dan Anadolu'ya ve hatta Avrupa içlerine kadar, kültürlerini, "özgün" halleriyle taşıyabilmiş ve günümüze kadar yaşatabilmiş olduklarının da bir göstergesidir. O zaman, elimizdeki çok küçük yapılı bu somut örnekleri; "kültürümüzün, karakteristik bazı özelliklerini bünyelerinde taşıyan" ve toplumsal hafızamızda yer alan "nadir" unsurlar içerisinde sayabiliriz.
NOT:
Notasyonda, kaynak kişinin icrasına bağlı kalınmak şartıyla kolaylaştırıcı bazı müziksel ifadelerden de yararlanılarak, "sadeleştirme" yapılmıştır. Aksi takdirde eserleri, diğer halk sazları ile çalmak güç bir hal alacaktır. (Veysel Aydın)