Antalya Repertuvar: #372 Repertuar Dışı 0 Kayıt

Çattılar Gazan Daşını

Derleyen
Notaya alan

Müzikal Özellikler

Makam
Hüseyni
Usul
9/16
Karar Sesi
La
Bitiş Sesi
La
En Pes
La
En Tiz
Mi
Ses Genişliği
5 ses
Türü / Konu
Kına Düğün

Ses Kayıtları ve İcralar

Bu türkü için henüz ses kaydı eklenmemiş.

Türkü Sözleri

ÇATTILAR GAZAN DAŞINI GO(Y)DULAR DÜĞÜN AŞINI (VURDULAR DÜĞÜN AŞINI) ÇARERİN GELSİN GARDAŞINI GARDAŞSIZ GELİN Mİ OLUR O GELİN YERİN Mİ BULUR BİNER ATIN İNCESİNE DÜŞER YOLUN GONCASINA HABAR VERİN AMCASINA AMCASIZ GELİN Mİ OLUR O GELİN YERİN Mİ BULUR BİNER ATIN EYİSİNE DÜŞER YOLUN GOYUSUNA (DÜŞER YOLUN GIYISINA) HABAR VERİN DAYISINA DAYISIZ GELİN Mİ OLUR O GELİN YERİN Mİ BULUR ATLADI GETTİ EŞİĞİ SOVRADA GALDI GAŞIĞI BU GIZ EVİN YAKIŞIĞI ŞİMDİ GELİN OLUYORU AK GOLLARIN SIVIYORU Türkünün Diğer Sözleri : ANASI GIZIN ANASI BAZARDAN GELİR GINASI YOK MU BU GIZIN BUBASI BUBASIZ GELİN Mİ OLUR O GELİN YERİN Mİ BULUR YAKA’DA PELİT ODUNU YAKANNAR BİLİR DADINI GIZIM EVLERİN GADINI (BU GIZ EVİN BİR GADINI) ŞİMDİ GELİN OLUYORU AK GOLLARIN SIVIYORU Bağlantı böyle de okunmaktadır : GELİNE GINA YAKARLAR EDETTİR PARA ASARLAR GAZAN : Kazan DAŞINI : Taşını GO(Y)DULAR : Koydular ÇARERİN : Yöreye özgü olarak, "çağırıverin" kelimesinin kısaltılarak söylenişidir. (Bu kelime bazen "çığırıverin" manasına "çırerin" şeklinde de kullanılır. Yalnız kelimenin ikinci harfinden sonra sanki "ğ" harfi de var gibidir. En sonda yer alan "n" harfi ise "ng" özelinde, nazal bir biçimde telaffuz edilir. Ayrıca kelimenin geçtiği söz konusu mısra bazen şöyle de okunur: "Çağrın gelsin gardaşını") ATIN İNCESİ : Gelin atının, narin yapılı ve güzel huylu bir attan seçilmesi durumu kastediliyor olmalıdır. (Bu hususta aktarılabilecek önemli ek bilgiler şunlardır: Yalnızca "uysal" bir at, "gelin atı" yapılabilir. Seçilen ve süslenerek hazırlanan atın yuları, mutlaka sahibi tarafından tutulur ve yolculuk bu şekilde sürdürülür. Böylelikle gelin atının, herhangi bir sebepten dolayı ürkmesi durumunda hem geline hem etrafına hem de kendisine zarar vermesinin önüne geçilmesi sağlanmış olur.) DÜŞER YOLUN GONCASINA : Muhtemelen evlilik vesilesi ile yeni başlanılacak hayat kesiti veya süreci kastediliyor. HABAR : Haber EYİSİNE : İyisine GOYUSUNA : Koyusuna DÜŞER YOLUN GOYUSUNA : Evlilik bağlamında, çok ağır bir sorumluluk altına girmek suretiyle hayatın akışında oluşacak yeni durum ya da durumlar anlatılmak isteniyor olmalıdır. (Bu kelime bazen "gıyısına" şeklinde de okunmaktadır.) GETTİ : Gitti SOVRADA : Sofrada OLUYORU : Oluyor (Bu kelime, Has-Eli’ndeki günlük konuşmalarda, genellikle kısaltılarak "oloru" şeklinde kullanılır. Yalnız kelimenin ikinci "o" harfi biraz uzatılarak telaffuz edilir.) AK GOLLARIN SIVIYORU : Mısradan, evlilik hayatı gibi çok önemli bir işe başlamak için adım atılması durumu anlaşılıyor. Fakat bu mısra bazen (kafiye düzenine daha uygun olduğu görülen) "Ak golların salıyoru" şeklinde de okunur. BAZARDAN : Pazardan BUBASI : Babası YAKA'DA : Özel bir yere işaret ediliyor. ("Yaka" için bazı örnekler: "Karşı yaka, beri yaka, o yaka, şu yaka" vb. gibi.) PELİT : Meşe YAKANNAR : Yakanlar (Bölgede, özellikle eski kuşak bireyler "n" harfi ile biten tekil kelimeleri çoğul hale getirmek için, "-ler" ve "-lar" eklerini, "-ner" ve "-nar" şeklinde kullanırlar. Örnek : Kadın+Kadınnar, Seven+Sevenner, Gelin+Gelinner vb. gibi. DADINI : Tadını EDETTİR : Adettir (gelenektir, görenektir, görgüdür) HATIRLATMA : Türkünün, "Anası gızın anası" ve "Yaka'da pelit odunu" mısraları ile başlayan diğer sözleri, buraya; 2010'lu yılların sonlarına doğru Cemile GÖDE ve kızları Ümmü GERENAZ ile Fethiye (Fatma) KOCA'dan yapılan, aynı ezgi ile söylenmiş başka bir kayıt temel alınarak yazılan ve Repertükül'de "Anası Gızın Anası" adı ile yayımlanan -ki, bir ismi de böyledir- notadan, sadece şiir olarak aktarılmıştır. Ayrıca zaten Cemile GÖDE (kardeşi Feride KUTLU ile birlikte) "Çattılar Gazan Daşını" adı altında yazılan kına havasına kaynaklık eden kişilerin başında gelir. Eserin söz bölümünde yer alan eksiklik böylece giderilmiş bulunmaktadır. Nihayetinde ayrı ayrı kaydedilmiş ve farklı adlarla ayrı ayrı yazılarak yayımlanmış bulunan söz konusu bu iki nota, "yekpare" bir eseri yansıtmaktadır ve "Has-Eli Kına Havası" olarak, birlikte değerlendirilmektedir. NOT : Anlaşılacağı üzere eserin notası; her ne kadar biraz sadeleştirme yapılmışsa da (olması gerektiği gibi) "icraya dair ses kaydının aslına sadık kalınması" ilkesi ile prozodi gözetilmeden yazılmıştır. Dolayısıyla türkü, söz bakımından, doğru bir biçimde "prozodinin gereği yerine getirilerek" icra edilmelidir. Durum, (az veya çok) tarafımca hazırlanıp yayınlanmış diğer türkülerde de geçerlidir. AÇIKLAMA : Türkünün sözleri; bugüne kadar, Has-Eli'nde yapıla gelmiş kına merasimi (eğlencesi) bakımından, belirli bir kuralın (yöntemin) varlığına da doğrudan işaret eder. Keza geline kına, gelinin annesi ve babası ile (tercihen en büyük ağabeyi veya ağabeylerinden birisi; şayet ağabeyi veya ağabeyleri yok ise küçük kardeşi veya küçük kardeşlerinden birisi olmak üzere) erkek kardeşi, amcası ve dayısı eşliğinde yakılır. Bu kişilerden birisi veya birkaçı yok ise eksiklik, gelinin yakın akrabalarından giderilir. Erkeklerin, kına merasiminin (eğlencesinin) yapıldığı ortamda yer alabildikleri istisnai aşama işte, bu kısımdır. Burada amaç geline, ailesi ve yakın akrabaları tarafından her şekilde kol-kanat gerildiğinin ve evlilik hayatında da bu tutumlarının sürdürüleceğinin deklare edilmesidir. (Artık son yıllarda, neredeyse sosyal hayatın her boyutunda fark edilen bir takım değişiklikler, kına ve düğün eğlencelerinde de kendisini göstermektedir.) EK NOT : İlgili sözün bağlantısında geçen (ve çoğul olarak kullanılmış) "YAKARLAR" ve "ASARLAR" kelimeleri; eski kuşak Has-Eli insanlarınca, esasen "YAKALLAR" ve "ASALLAR" şeklinde telaffuz edilir. (Veysel Aydın)
Beklenmeyen bir hata oluştu. Yenile 🗙