Hem Okudum Hemi De Yazdım
Müzikal Özellikler
Ses Kayıtları ve İcralar
Türkü Sözleri
Türkünün Hikâyesi
Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarında savaşlar, kıtlık, yokluk ve bunlara bağlı hastalıklar, Anadolu insanını perişan etmişti.
Anlatılanlara göre, Avşar yöresinde (Kayseri - Pınarbaşı) bir köyde Hatice adlı bir kız yoksulluk içinde büyür. Hatice koyun güder, keçi otlatır.. 15 yaşına gelince de anasını ve babasını kaybeder. Bundan sonra da Eşref Ağa adlı birinin çiftliğinde hizmetçi olarak çalışmaya başlamış.
Hatice, çiftlikteki ırgatlardan İsmail adındaki birine aşık olur ve onunla evlenir. Ama yıllar geçer çocukları olmaz. Hocaya, hacıya, ziyarete giderler bir yarar sağlamaz. Nihayet, bunların 7 yıl sonra bir çocukları olur, adını Mehmet koyarlar. Daha sonra da bu çocuk hastalanır ve veremden ölür.
Hem okudum hemi yazdım
Yalan dünya senden bezdim
Dağlar koyağını gezdim
Yiten yavru bulunur mu
El veriyor el veriyor
Orta direk bel veriyor
Döndüm baktım sol yanıma
Mehemmedim can veriyor
El yazıya el yazıya
Duman çökmüş çöl yazıya
Kurban oluyum oluyum
Beşikte yatan kuzuya
Bak şu kaşa bak şu göze
Yandı yürek döndü köze
Mehemmet'i bir top beze
Saran dünya değil misin
Erciyes'e dolu yağmış
Serpintisi bize değmiş
Hatirlenme nazlı kızım
Emir büyük yerden gelmiş
Kaşlarının karasına
Mil çekmişler arasına
Doktor çare bulamamış
Mehemmet'in yarasına
Evleri var bucak bucak
Ot götürür kucak kucak
Kadanız alıyım eller
Böyle m'olur batkın ocak
KAYNAK:
*Ahmet Günday, Notaları ile Halk Türküleri ve Türkü Öyküleri. Anıt Matbaa¬cılık ve Tic. Kol. Şir. 1977, İzmir.
*Haşim Nezihi Okay, Dadaloğlu, Hayatı ve Deyişleri. Emek Basın Yayımevi. 1959, Ankara.
*Emir Kalkan, Kayseri ve Yöresi Ağıtları. Kültür Müdürlüğü 1992, Kayseri.
AÇIKLAMA:
Koyak: Dağlar içindeki düzlük.
Oluyum: Olayım.
Mil çekmek: Kaşı daha gür göstermek için ateş isinden kara çekerek çatıkkaş yapmak.
Ev bucak: Evlerde odaların kapıdan tarafı, alıyım: Alayım.
Öyküleriyle Ağıtlar
Ahmet Z. ÖZDEMİR