Şenlik Havası Yaylalı Havası
Kaynak kişi
Notaya alan
Müzikal Özellikler
Makam
Buselik
Usul
9/16
Karar Sesi
La
Bitiş Sesi
La
Ses Kayıtları ve İcralar
Bu türkü için henüz ses kaydı eklenmemiş.
Türkü Sözleri
Sözü Yoktur.
AÇIKLAMA :
Eserin ilk halinin notası (derleme bilgileri ile birlikte) "Şenlik (Yaylalı) Havası" adı altında, 1996 yılında; "Kültür Bakanlığı, Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayınları: 229, Türk Halk Müziği ve Oyunları Dizisi: 15, TÜRK HALK EZGİLERİ -II-" adlı kitapta (sayfa, 141-146) ve 1999 yılında da (bu kitaptan alıntı yaparak) üstat Erdal İyiöz'ün hazırlayıp kamuoyuna sunduğu; "TEKE YÖRESİ, ANTALYA TÜRKÜLERİ VE OYUN HAVALARI" adlı kitapta (sayfa, 208-213) yer almıştır.
Her iki yayında da DERLEME BİLGİLERİ kısmındaki ezginin yöresine ait köy ismi, (yayına hazırlık aşamasında yaşanan karışıklık sonucu) yanlışlıkla "GEBİZLER KÖYÜ" olarak verilmiştir. Doğrusu, "KIZILAĞAÇ KÖYÜ"dür.
Ezginin hem ritmik yönü, hem de karakter bakımından "eğlence ortamlarında icra edilmeye yatkınlığı" dikkate alındığından, adının "Şenlik (Yaylalı) Havası" şeklinde verilmesinin uygunluğuna kanaat getirilmiştir. Diğer yandan; Antalya dolaylarında, "Yaylalı Havası" tabiri, çok eski tarihlerden beridir yerleşik hayata mensup kentlileşmiş (şehirlileşmiş) halk kesimince kullanıldığı bilinen bir tabirdir. Konargöçer bir hayat biçimini sürdüre geldiği için, yaylacılık kültürüne sahip "Yörükler" ile "Dağ Köylüleri" başta olmak üzere yayla taraflarında yaşayan halk kesiminin ürettiği bazı ezgiler, kentlilerce (şehirlilerce), genel olarak bu şekilde nitelenir. Sonuçta, esasen bir "Aykırı Havası Çeşidi" olan bu ezginin adına; aktarılmaya çalışılan hususlar doğrultusunda, "Yaylalı" tabiri de yaşasın diye, tarafımca, bu ifade bilerek ve özellikle eklenmiştir.
Notasyon, Üç Telli Cura (Cura-Bağlama) sazında "Tezenesiz İcra Tekniği-Tezenesiz Teknik" özelinde sadeleştirilerek yapılmıştır. Akort sisteminden ve icra biçiminden kaynaklanan (önemli sayılabilecek) bazı ayrıntılar ise, basamak notalarla aktarılmıştır. Gerekli hallerde, ezgide; hem bağlama ailesinin bozuk düzeninde tezene ile icraya, hem de halk sazlarının toplu icrasına uygun olması için, dokuyu-özgünlüğü bozmadan daha fazla "sadeleştirme" yapılabilir.
Ezginin (yukarıda sözü edilen kitaplarda yayınlanan) ilk notası, araştırmacılara çeşitli bakımlardan fayda sağlayabileceği düşüncesiyle hem tek sesli, hem de üç telden aynı anda uygulanabilen-duyurulabilen akorları gösterecek şekilde yazılmış idi. Elbette ki, bu akorlar içerisinde bulunan ve sadece ana sesleri-ezgiyi destekleyen 2. ve 3. sesler, ikincil konumdadırlar. Ayrıca sözü edilen notada si perdeleri, bazı kısımlar hariç 2 komalık bemol değerinde, fa-diyez perdeleri ise, 3 komalık değerde ele alınmıştır.
Teke Yöresi'nin geleneksel "Üç Telli Cura-Bağlama" sazında komalı icralar için perde bulunmadığından, ezginin daha da geliştirilmiş 2. şekli sayılabilecek mevcut notada 2 komalık değerde "si-bemol"e hiç yer verilmemiştir. Fakat ihtiyaca binaen si perdeleri (bir önceki paragrafta da belirtildiği gibi, bazı kısımlar hariç) 2 komalık bemol şeklinde değerlendirilebilir. Yalnız bu durumda fa-diyez perdelerinin de 3 (veya tercihen 2) komalık değerde icrası gereklilik arz edecektir. (V Aydın)