Sivas'taki Böyük Ordu Celal Ağıtı
Müzikal Özellikler
Ses Kayıtları ve İcralar
Türkü Sözleri
Türkünün Hikâyesi
MALATYA ARGUVAN VARYANTI
Başlık parası için yollara düşüp gurbete varmış nice sevdalıdan Celalin türküsüdür bu. Celal, Arguvan'ın bir köyünde yaşarken bir kız sevmiş. Töre gereği babasının istediği başlık parasını verirse, sevdiğine nişan takacakmış.
Düğün yapmak aklında, bırakıp sevdalısını şehre varmış. Binbir güçlük içinde çalışmaya başlamış inşaatlarda. Köye de haber salmış bu ararda "varacağım yanınıza, başlayın düğün hazırlıklarına" diye.
Alın teri damla damla dönüşse de paraya, Celal'in bedeni dayanamamış bu yorgunluğa, hasret acısından tutulmuş ince hastalığa. Celal'den önce ölüm haberi varmış sevdiği kıza.
Şarkışla'ya kayıt olduk
Çamurlara bata bata
Celal bana altın etmiş
Çimento'da (Çimentoğda) yata yata
Oğlan oğlan Celal oğlan
Celal oğlan damda yatar
Yorganını yeller atar
Ne yatarsın Celal oğlan
Nişanlını ellere satar
Oğlan oğlan Celal oğlan
Ankaradan kuş geliyi
Sesi bana hoş geliyi
Celal'i götüren tiren
Geri dönmüş boş geliyi
Oğlan oğlan Celal oğlan
Babam Kayseri'den (Şetir'den) geldi
Komşular odaya doldu
Hanım kız çeyizin sayarken
Dedilerki Celal öldü
Oğlan oğlan Celal oğlan
Kapısının önü kavak
Kavaktan dökülür yaprak
Elim kına yüzüm duvak
Bana dulluk yakışır mı
Oğlan oğlan Celal oğlan
SİVAS - KAYSERİ VARYANTI (1)
Hacı Mehmetlerin oğlu Şarkışlanın Deli İlyas'ından Celal'e, nişanlısı Döndünün ağıtıdır.
Yakışıklı bir Türkmen delikanlısı olan Celal'i etrafındakiler "Kürt güzeli" diye severlermiş.
Yazısında Döndü ile nişan varmış Celalin. Dilekleri yerine gelip nişanlanmış iki genç. Kız almak kolay değil, Celal fabrikaya işe girmiş. Parayı biriktirip anlı şanlı bir düğün yapmak istermiş Döndü'süne. Yuva kurma zamanı gelmiş ve nikah için düşmüşler Şarkışla yoluna. Dönüşünde soğuk sularla yıkanmış da ateşli bir hastalığa tutulmuş Celal. Varamadan düğün gününe, hastalık eriştirmiş Celal'i ömrünün son gününe. Kurulmadan yıkılmış Döndü ile Celalin yuvaları.
(İhsan Öztürk tarafından derlenmiştir.)
Salih TURHAN - Abuzer AKBIYIK - Sabri KÜRKÇÜOĞLU / Notalarıyla Türkülerimiz ve Hikayeleri, C 2, İstanbul 2003.
SİVAS - KAYSERİ VARYANTI (2)
Şimdi Kayseri İli'ne bağlı olan Pınarbaşı İlçesi, 1865 iskanı sırasında Sivas İline bağlıydı. O zamanki adı da padişah Abdülaziz'in adından dolayı Sivas-ül Aziziye'ydi.
Pınarbaşı, Gemerek, Şarkışla ve Gürün İlçeleri'nin çevrelediği Uzun Yaylanın kapısı da Pınarbaşı'ydı. Yaz gelince Çukurova'dan kalkan göçebe Türkmen Oymakları, Torosları ve Göksunu aşarak Sarız üzerinden Uzun Yayla'ya kadar yayılırdı.
Sivas, Kilikya, Halep yolu da bu yörelerden geçerdi. Ağıda konu olan Celal Oğlan türküsü de bu yörelerde sıkça söylenir.
Yine bu yörenin çocuğu araştırmacı yazar ve aynı zamanda ozan Ziya Doğan'a göre ağıdm öyküsü şöyledir:
Celal Oğlan, Sivas'ın Şarkışla İlçesi'ne bağlı Deli İlyas Beldesi'nden "Hacı Mehmetler" lakaplı bir aileden Yusuf Ağa'nın oğludur. Deli İlyas Beldesi, şimdi Altınyayla İlçesi'ne bağladır.
Celal Oğlan, kara bıyıklı, buğday benizli, çok yakışıklı, çok şık bir delikanlıdır. Bu bölgede, halk arasında böylelerine "Kürt Güzeli" denilirdi. Celal Oğlan, Türkmen olduğu halde bu yakıştırmadan dolayı, "Kürt Celâl" diye de bilinir. Asıl adı Celal Kulmaç'tır.
Celal Oğlan, Döndü adında bir kızla nişanlanır. Buralarda, o zamanlar nişanlılığın 3-4 yıl sürdüğü olurdu. Düğün giderlerini karşılamak için Celal Oğlan, Sivas Çimento Fabrikası'na işe girer. Oralarda kuru yerde yata yata para kazanmaya çalışır.
1948 yılının güz günü nişanlısı Döndü ile birlikte nikah için Şarkışla'ya giderler. Nikah sonrası köyüne dönerken yolda soğuk su ile yıkanır (çimer) ve üşüt söylenenür. Sonrasında iyiden iyiye rahatsızlanan Celal, maalesef düğün olmasına bir gün kala zatürreden ölür. Nişanlısı ve nikahlı hanımı olan Döndü onun ölümü üzerine bu ağıdı yakar.
Zaman içinde bu ağıda başka dörtlüklerin de karışmasıyla 103 dörtlüğe kadar ulaştığı söylenmektedir.
( Kaynak : Araştırmacı yazar Ziya Doğan )
Öyküleriyle Ağıtlar
Ahmet Z. ÖZDEMİR
NOT : 103 dörtlükten oluştuğu söylenen Celal Oğlan Ağıt'ının 55 dörtlüğü, Ahmet Z. Özdemir'in "Öyküleriyle Ağıtlar II " adlı kitabında bulabilirsiniz.
(Repertükül)